Türkiyenin Bilinmezleri

TÜRKİYENİN BİLİNMEZLİKLERİ - KOMPLO TEORİLERİ - GİZLİ KALAN GERÇEKLER
 
AnasayfaPortalliTakvimGaleriSSSAramaKayıt OlÜye ListesiKullanıcı GruplarıGiriş yap

Paylaş | 
 

 UĞUR MUMCU SUİKASTİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
TEORİSYEN
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 22
Kayıt tarihi : 05/07/07

MesajKonu: UĞUR MUMCU SUİKASTİ   Cuma Tem. 06, 2007 7:19 pm

UĞUR MUMCU
24 ocak Pazar günüydü gazeteci yazar uğur mumcu eşi ve çocuklarıyla hasta ziyaretine gitmek için evinden çıkmıştı mumcu eşine ‘’ sen burada bekle ‘’ dedi adetiydi her zaman öyle yapardı önce arabaya kendisi biner arabayı çalıştırır daha sonra eşi ve çocuklarını bindirirdi her zaman suikast ihtimalini göz önünde bulundururdu yaz günü bile çelik yelek ile dolaşırdı
Saat 13:15 sırasında arabasına binen uğur mumcu kontağı çevirir çevirmez müthiş bir patlama oldu araba bir anda paramparça oldu mumcunun cesedi arabanın hemen yanında bulunan ASKİ ye ait su deposunun dört metre yüksekliğindeki duvarını aşarak boş araziye fırladı

Cinayeti planlayanların son derece profesyonel ve işlerinin ‘’ehli ‘’ olduğu açıktı işi şansa bırakmamışlardı arabanın motoru ile egzosu arasında askeri sahalarda kullanılan C-4 tahrip gücü yüksek kalıpları yerleştirmişlerdi tesir sahası çok güçlü bir bomba otomobili ortadan ikiye ayırarak paramparça etmiş patlamanın şiddetinden derin bir çukur açılmıştı mumcunun cesedi ise yüzlerce parçaya ayrılmıştı hadiseden sonra oraya gelen polisler naylon poşetlerle otopsi için ceset parçaları toplamışlardı

Cinayeti işleyenler
Cinayet sonrası ortaya çıkan gelişmeler cinayeti planlayan mihrakların ‘’ustalığını’’ bir kez daha gözler önüne sermişti hadiseden sonra gazeteleri arayan ‘’meçhul şahıslar ‘’ telefonda yığınla ‘’islamcı terör örgütü ‘’ismi vermiş böylece ustaca cinayet sonrasında ‘’bayat numaralar sergilenmişti ‘’bazı özel televizyonlar ve islamiyetten hiçbir zaman hoşlanmamış gazeteler de nazarları Müslümanların ürerine çekmeye çalışmışlardı

İslam düşmanı mihraklar en az o vahşi cinayet kadar vahşi saldırılarını mumcunun cenaze merasimi sırasında sergilemiş halkının %99 müslüman olan ülkenin inancına küfür etmişlerdi
Yani % 1 lik kesim % 99 za kafa tutup dinine inancına yaşamına dil uzatmıştı

Sonradan cinayet aydınlanmaya başlayınca perde gerisindeki korkunç yüzlerin bir kısmı görünecekti profesyonel cinayet örgütleri ‘’bir taşla iki kuş‘’ birden vurmak istemişlerdi

Cinayetin zamanlaması
Cinayet öyle bir zamanda işlenmişti ki ülke gündemine giren çok mühim mevzu bir anda geri planlara atılmıştı cinayet öncesinde körfez savaşından türlü numaralar çeviren Amerika ya karşı tepkiler artmıştı İslami yayın yapan radyo ve tv istasyonları çoğalmaya başlamıştı imam hatip lisesi mezunlarının harp okullarına girebilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması TBMM milli eğitim komisyonunda ele alınmış ve kabul edilmişti

Cinayetten sonra milli güvenlik kurulunun talebi istikametinde özel radyo ve televizyonların yayınları durduruldu devrin başbakanı Süleyman Demirel bu hususta şu açıklamayı yaptı
‘’ özel radyolar tümüyle anayasaya aykırıdır tv.lerde aykırıdır
TC anayasasında yurt içi-yurt dışı diye bir ayırımı ona göre muameleyi tartışmak olmaz anayasaya aykırıysa aykırıdır kanunda iltimas olmaz ‘’ (12.2.1993 milliyet)

İmam hatip lisesi mezunlarının harp okullarına girmesine imkan sağlayacak tasarının milli eğitim komisyonunda kabul edilmesinden sonra araya mumcu cinayeti girmiş daha sonra tasarı şubat 1993 başlarında milli savunma komisyonunda ele alınmış ve 6 karşı 9 oyla red edilerek harp okulları yolu imam hatiplilere kapanmıştı

Mumcuyu kimler niçin öldürmüştü
Türkiye de işlenen yüzlerce binlerce fail-i meçhul cinayetler gibi mumcu cinayeti de meçhul kaldı ancak ortalıkta sis pertesini birazcık aralamaya yarayacak bilgi kırıntıları dolaşıverdi

Cinayetten sonra mumcunun yakın dostları onun son olarak apo’nun istihbarat teşkilatıyla münasebetleri uyuşturucu ticaretinin arkasında kimlerin olduğu gladio’nun faaliyetleri üzerine çalıştığını söylüyorlardı dostlarına göre mumcu bazı mühim bilgiler elde etmişti o bilgilerin ortaya çıkmasını istemeyen bazı güç odakları tarafından ortadan kaldırılmıştı

Yalçın doğan 26 ocak 1993 tarihli milliyetteki yazısında bu hususta şöyle demekteydi:

Uğurun üzerinde en çok çalıştığı PKK araştırmasına da çok iyi bakmak gerek o araştırmada apo’nun devletin belli güçleri tarafından himaye edildiği tezi işleniyor yani apo’yu güçlü tutarak Türkiye de ki belli karışıklıkları yaratmak ve beklide sonunda ülkeyi bölmek yada rejimi yeniden askere teslim etmek tezi ……araştırmada bu tez belgelerle kanıtlanıyorsa o zaman devletin içinde yer alan bazı güçlerin bundan rahatsız olacakları ortada
Yani cinayetin arkasında devletin içine yerleşmiş bazı güçlerde olabilir

Ali SİRMEN de 25 ocak 1993 tarihli yazısında aynı hususa temas ederek şöyle diyordu:

Bugüne değin terör karşısında eli kolu bağlı kalan devlet bu kez olayın üstüne göstermelik biçimde gitmemelidir uğur mumcu son olarak apo ve PKK konusunda bir çalışma yapıyordu
Hemen hemen son aşamasına yaklaşmış olan bu çalışmada uğur apo’nun geçmişte sıkıyönetim dönemleri de dahil olmak üzere sürekli bazı güçler tarafından korunup kollandığını kanıtlamakta apo’nun yakınlarıyla mit ilişkilerine dokunmaktaydı…
Soruşturmayı yürütecek olanların herhalde 12 mart sıkıyönetim savcısı baki TUĞ’a uğur mumcunun Abdullah Öcalan hakkında neler sorduğunu ve hangi yanıtları aldığını sormaları bir zorunluluktur …

SİRMEN’in bilgi adreslerinden biri olarak gösterdiği baki TUĞ ise konu ile ilgili şunları söylüyordu:
Uğur mumcu bana son dönemlerde apo ve PKK ile ilgili geniş bir araştırma yaptığını bu araştırmanın sonucunda elindeki bulguların apo’nun MİT le bağlantısının olduğunu söylemiş bu konuda benimlede görüşme talebinde bulunmuş bilgi belge istemişti (26.1.1993 milliyet)

Meclisteki açıklama
Mumcuya yapılan suikast TBMM de ele alınmış görüşmeler sırasında MİT in hazırladığı raporda CIA kontrolünde İsrail den Türkiye ye giriş yapan altı kişilik bir timin uğur mumcuyu öldürdüğünü Mehmet ali birand’ın da öldürülmesi için hala Türkiye de bulunduğunun belirtilip:
‘’ABD nin güvenliğini ve hayati çıkarlarını yakından ilgilendiren Türkiye nin gerekli yerlerinde kuvvet bulundurmak ve bu maksatla Ortadoğu yu kontrol etmek
Tim elemanlarının yaptığımız istihbarat neticesinde İsrail hükümetinin Ankara temsilciliğinde kalmadıkları tespit edilmiştir ‘’ (MİT meclise sunduğu rapor)

Gladio mu öldürdü?
Bu tartışmalar yapılırken nazarlar Amerika ve israil’in gizli teşkilatlarına hususan Avrupa da varlığı ortaya çıkarılan ihtilallerin tezgahlanmasında fail-i meçhul cinayetlerde yığınla provokasyonlarda parmağı olduğu tespit edilen ve kontrolü CIA nın elinde bulunan gladio’ya çevrilmişti mumcu yu gladio nun Türkiye deki elleri mi öldürmüştü?
uğur mumcunun eşi güldal mumcu cinayetin faili için galadio adresi gösterenlerdendi güldal mumcu bu hususta söyle diyordu:
‘’….olayı soruşturan savcı ülkü çoşkun üstüme gelmeyin güldal hanım ‘’bu olayı devlet yapmıştır ‘’deyince ben de bu soruyu sordum açık ve kesin bir cevap vermek mümkün değil ama Avrupa ülkelerinde de ‘’gladio’’ diye tanımlanan kontrgerilla örgütü akla geliyor niteliği ve bağlantıları tüm açıklığıyla irdelenen örgüt Avrupa da ortaya çıkartıldı Türkiye dede aynı şekilde gün ışığına çıkmamış olması utanç vericidir.’’
(28 ocak 1993 nilgün cerrahoğlu’nun röportajından…)

Susurluk kazası sonrası
Uğur mumcu cinayetinin ardından verilen parlak beyenatlardan bir netice çıkmayacaktı cinayet meçhul kalmaya devam edecekti zaten hadisede diğer fail-i meçhul cinayetler gibi küllenip gitmişti ta ki susurluktaki kazaya kadar susurluk ilçesi yakınında meydana gelen bir trafik kazasında bir milletvekili bir emniyet müdürü ve sözde aranan mafya üyesi olduğu söylenen bir şahsın aynı araba içerisinde bulunduklarının açığa çıkması üzerine kızılca kıyamet kopmuş devlet içerisinde çetelerin varlığı bir kere daha gündeme gelmişti
TBMM susurluk hadisesini araştırmak üzere bir komisyon kurulmuş o komisyonda pek çok şahsın ifadesine baş vurulmuştu işte o sırada uğur mumcu cinayeti bir kere daha gündeme gelmişti komisyona ifade verenlerden jandarma istihbaratçısı astsubay Hüseyin oğuz uğur mumcu cinayeti orgeneral eşref bitlis’in uçağının düşmesi-yada düşürülmesi hususlarında şu açıklamalarda bulunmuştu:

‘’…eşref Bitlis (jandarma genel komutanı) güneydoğu sorununa farklı bir yaklaşım sergiliyordu bu nedenle bazı kişilerle ters düşmüştü bunun için öldürülmüş olabilir uğur mumcu’da uyuşturucu trafiğini ve bağlantılarını büyük oranda ortaya çıkarmıştı bu nedenle öldürülmüş olabilir
Mumcu’yu öldürenleri şişko tekin adlı biri biliyor mumcu’yu öldüren C-4 bombaları tekin’in malatyadaki evinde saklandı bu konudaki bilgiler emekli istihbaratçı uğur tönük’te mevcut cinayetlerde kullanılan PKK itirafçıları hala hakkaride dolaşıyorlar.(20 şubat 1997)

Uğur mumcu cinayetinin susurluk kazasından sonra ortaya çıkartılan devlet içinde oluşmuş çeteler tarafından işlendiğini dile getiren ceyhan mumcu uğur mumcu nun 1992 yılında yazdığı yazılarda bu tür çetelerin işlediği cinayetleri ve katıldıkları eylemleri gündeme getirdiğini belirterek devlet içerisinde oluşturulmuş çetelerin kendilerinin işlediği bu tür cinayetleri ve diğer suçlarını bazı kesimlere yüklediğini söylüyordu:

‘’şeriatçılar bu cinayetleri işlemediler fakat cinayetler onların üzerine yıkılarak ülkede şeriatçı-laik çatışmaları meydana çıkartmak istediler kardeşim uğurun katledilmesinde bu tür bir saptırmanın yapılmış olması ve gerçek katillerin bulunmak istenmemesi bizi derinden yaralamıştır …
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
UĞUR MUMCU SUİKASTİ
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Türkiyenin Bilinmezleri :: KOMPLO TEORİLERİ :: Faili Meçhul Cinayetler-
Buraya geçin: